Bu soruyu bana en çok soruyorlar ve dürüst olmak gerekirse soru yanlış kurulmuş. "Piyasa" diye tek bir şey yok. Bugün aynı ilanda, aynı fiyata bakan iki kişiden biri için koşullar iyileşmiş, diğeri için kötüleşmiş olabilir. Farkı yaratan piyasa değil, alıcının nasıl ödediği.
Bugün Türkiye İstatistik Kurumu Ağustos 2026 konut satış verisini yayımladı. Manşet net: satışlar yıllık yüzde 14,7 azaldı. Ama manşetin altındaki kırılım, tek başına manşetten çok daha fazla şey söylüyor. Aşağıda önce tabloyu açıyorum, sonra dört farklı alıcı tipi için bu tablonun ne anlama geldiğini tek tek yazıyorum.
Baştan söyleyeyim: bu yazı "şimdi alın" ya da "bekleyin" demiyor. Böyle bir cümleyi kimse dürüstçe kuramaz, çünkü kimse fiyatın yarın nerede olacağını bilmiyor. Yazının amacı, kararı verirken bakılması gereken rakamları ve o rakamların hangi alıcı için ne ifade ettiğini göstermek.
Bugünün tablosu: satış düşüyor, kredi artıyor
Ağustos ayında Türkiye genelinde 127.410 konut el değiştirdi. Geçen yılın aynı ayında bu rakam 149.440'tı. Yüzde 14,7'lik düşüş buradan geliyor. Buraya kadar herkesin paylaştığı kısım bu.
Kırılıma inince tablo değişiyor.
| Kalem | Ağustos 2026 | Ağustos 2025 | Değişim |
|---|---|---|---|
| Toplam satış | 127.410 | 149.440 | %14,7 azaldı |
| İkinci el | 83.032 | 102.981 | %19,4 azaldı |
| İlk el | 44.378 | 46.459 | %4,5 azaldı |
| İpotekli satış | 22.131 | 20.646 | %7,2 arttı |
| Diğer satış | 105.279 | 128.794 | %18,3 azaldı |
Düşüşün neredeyse tamamı ikinci elde toplanmış. Sıfır konut tarafı yüzde 4,5 ile neredeyse yatay. Ve piyasanın tek büyüyen kalemi ipotekli satış.
İpotekli satışın toplam içindeki payı da buna bağlı olarak sıçradı. Geçen yıl Ağustosta ipotekli satışların payı yüzde 13,8 iken bu yıl yüzde 17,4'e çıktı. Yılın sekiz ayına bakıldığında fark daha da belirgin: Ocak ile Ağustos arasında ipotekli satış bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 27,6 artmış durumda, aynı dönemde toplam satış yüzde 6,8 azalmış.
Nominal büyüyor, reel eriyor
Fiyat tarafında iki ayrı gerçek aynı anda doğru ve çoğu tartışma bu ikisinin birbirine karıştırılmasından çıkıyor.
Merkez Bankası'nın Konut Fiyat Endeksi Ağustos 2026'da 236,8 seviyesine çıktı. Bir önceki aya göre yüzde 0,9, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 23,0 artış var. Yani etiket fiyatı büyümeye devam ediyor.
Aynı dönemde yıllık tüketici enflasyonu yüzde 31,51. Bu iki rakam yan yana konduğunda konut fiyatları reel olarak yüzde 6,5 geriliyor. Ev nominal olarak pahalılaşıyor, ama paranın alım gücü daha hızlı eridiği için evin gerçek değeri düşüyor.
Üç büyük ilde tablo tek biçimli değil. Yıllık artış İstanbul'da yüzde 26,3, Ankara'da yüzde 24,8, İzmir'de yüzde 23,3. Yani İzmir yıllık bazda üçünün en yavaşı. Buna karşılık aylık değişime bakınca sıralama tersine dönüyor: Ağustos ayında İstanbul yüzde 1,9, Ankara yüzde 1,5 artarken İzmir yüzde 2,7 ile üçünün en hızlısı oldu. Türkiye ortalaması aynı ay yüzde 0,9.
Kira, fiyattan daha yavaş eriyor
Burası çoğu yazıda atlanıyor ama yatırım kararı için belki de en belirleyici kısım.
Merkez Bankası kiralar için ayrı bir gösterge yayımlıyor: Yeni Kiracı Kira Endeksi. Bu endeks mevcut kiracının zammını değil, evi yeni kiralayan kiracının ödediği bedeli ölçüyor. Ağustos 2026'da bu endeks 336,2 seviyesinde ve yıllık nominal artış yüzde 26,4.
Aynı enflasyonla düzeltince kira reel olarak yüzde 3,9 geriliyor. Konut fiyatı ise yüzde 6,5 geriliyor. İkisi de eriyor, ama kira daha yavaş eriyor.
| Gösterge | Nominal | Reel | İzmir, nominal |
|---|---|---|---|
| Konut Fiyat Endeksi | %23,0 arttı | %6,5 azaldı | %23,3 |
| Yeni Kiracı Kira Endeksi | %26,4 arttı | %3,9 azaldı | %25,5 |
Krediyle alacaksan: bant sınırı fiyattan önemli
Krediyle alacak bir alıcı için 2026'nın en önemli değişikliği faiz değil, kredi değer oranı düzenlemesi.
BDDK'nın 29 Ocak 2026 tarihli 11364 sayılı Kurul Kararı ile ilk konut ve ikinci konut ayrımı kaldırıldı. Artık çekebileceğiniz kredi oranını iki şey belirliyor: konutun ekspertiz değeri ve enerji kimlik belgesindeki enerji sınıfı.
| Konutun değeri | A veya B sınıfı | C sınıfı | Diğer sınıflar |
|---|---|---|---|
| 5 milyon TL'ye kadar | %90 | %80 | %70 |
| 5 - 7 milyon TL | %80 | %70 | %60 |
| 7 - 10 milyon TL | %70 | %60 | %50 |
| 10 - 20 milyon TL | %50 | %40 | %30 |
| 20 milyon TL üstü | %40 | %30 | %20 |
Tablonun ısırdığı yer bant sınırı. Oran kademeli değil basamaklı işliyor. A sınıfı 5 milyonluk bir konutta yüzde 90 oranla peşinat 500 bin lira. Aynı sınıfta 5,1 milyonluk bir konutta oran yüzde 80'e düşüyor ve peşinat 1 milyon 20 bin liraya çıkıyor. Yüz bin liralık fiyat farkı, cebinizden 520 bin lira daha istiyor.
Bu yüzden krediyle alacak birine önce şunu sorarım: elindeki peşinat hangi bandın içine düşüyor. Bandı bilmeden bakılan her ilan, sonradan kaybedilen bir zaman.
İkinci mesele enerji kimlik belgesi. Aynı fiyatta iki daireden enerji sınıfı yüksek olanı size on, hatta yirmi puan daha fazla kredi imkânı veriyor. Bu, eski binada aynı parayla çok daha yüksek peşinat gerektiği anlamına geliyor. İlana bakarken enerji sınıfını sormak artık estetik bir merak değil, doğrudan peşinat hesabı.
Faiz tarafında oranlar haftalık değişiyor, bu yüzden buraya kalıcı bir rakam yazmıyorum. 16 Eylül 2026 itibarıyla karşılaştırma platformlarında konut kredisi kampanya oranları aylık yüzde 2,8 ile yüzde 3,7 arasında bir bantta seyrediyordu. Karar vermeden önce bu oranı güncel olarak kontrol etmek gerekir.
Nakitle alacaksan
Nakit alıcı için tablonun iyileşen ve kötüleşen tarafları aynı anda var.
İyileşen taraf: rakiplerin azalıyor. Nakit ve benzeri ödemeleri kapsayan diğer satış kalemi yıllık yüzde 18,3 daraldı. Satıcı, karşısında hızlı kapanacak bir işlem gördüğünde pazarlık yapmaya daha açık oluyor. Reel fiyatın gerilediği bir dönemde bu pazarlık payı gerçekten var.
Kötüleşen taraf: paranın alternatif getirisi. Nakit alıcı için asıl maliyet faiz değil, o parayı başka bir yerde değerlendirmekten vazgeçmek. Bu karşılaştırmayı yapmadan verilen alım kararı eksik kalır. Ben bu hesabı kendim yapmam, çünkü yatırım tavsiyesi alanına girer; ama alıcının mali müşaviriyle bu hesabı yapmasını isterim.
İlk evini alacaksan
İlk ev alıcısında karar çoğu zaman "kira mı ödeyeyim, taksit mi" sorusuna indirgeniyor. Bu karşılaştırma tek başına eksik, çünkü iki tarafta da görünmeyen kalemler var.
Taksidin yanına aidat, emlak vergisi, zorunlu deprem sigortası, konut sigortası ve yıllık bakım payını da koymak gerekir. Kiranın yanına ise taşınma esnekliğini ve peşinatın bağlanmamış olmasını koymak gerekir.
Buna karşılık ilk ev alıcısının lehine çalışan somut bir gerçek var: kira reel olarak yüzde 3,9 gerilerken hâlâ nominal yüzde 26,4 artıyor. Yani kiracı kaldığınız her yıl ödediğiniz rakam büyümeye devam ediyor. Sabit taksitli bir kredide ise ödenen rakam sabit kalıyor ve enflasyon karşısında yıldan yıla hafifliyor. İlk evini alacak biri için kredinin asıl mantığı budur, fiyatın yarın artacağı beklentisi değil.
Yatırım için alacaksan
Yatırımcı için bu dönemde iki getiri kaynağını ayrı ayrı düşünmek şart.
Değer artışı
Reel olarak yüzde 6,5 gerileyen bir piyasada kısa vadeli değer artışı beklentisiyle girmek, verinin desteklemediği bir beklenti olur. Nominal artış var, reel artış yok. Kısa vadeli alım satım kârı hedefleyen biri için bugünkü tablo elverişli değil.
Kira getirisi
Buna karşılık kira tarafı fiyattan daha dirençli. Kira endeksinin fiyat endeksinden daha yavaş erimesi, kira getirisi oranını iyileştiren yönde çalışıyor. Uzun vadeli, kira odaklı yatırımcı için tablo bir yıl öncesine göre daha makul.
Bir de şu var: yabancı alıcının fiyatları şişirdiği yorumunu sık duyuyorum, veri bunu desteklemiyor. Ocak ile Ağustos 2026 arasında yabancılara satılan konut 13.141 ve bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6,3 azalmış. Aynı dönemde toplam satış 950.529. Yabancıya satış toplamın yaklaşık yüzde 1,4'ü. Bu payla ülke geneli fiyat hareketini açıklamak zor.
Beklemenin maliyeti ve beklemenin haklı olduğu durumlar
Bu bölümü iki yönlü yazıyorum, çünkü tek yönlü yazmak yönlendirme olur.
Beklemenin görünmeyen maliyeti şu: beklerken düşen şey nominal fiyat değil, reel fiyat. Nominal etiket yıllık yüzde 23 artmış durumda. Bir yıl sonra ödenecek rakam büyük olasılıkla bugünkünden yüksek olur. Ayrıca beklerken kira ödemeye devam edilir ve kredi değer oranı ile faiz koşulları değişebilir. Bir de mevsimsellikten arındırılmış seride bir önceki aya göre ilk el satışların yüzde 3,5, ikinci el satışların yüzde 0,7 arttığını not etmek gerekir. Yıllık düşüş sürerken aylık seri yukarı dönmüş durumda. Bunun kalıcı olup olmadığını bilmiyorum, ama tabloda duruyor.
Beklemenin haklı olduğu durumlar da var: peşinatınız henüz bir üst kredi bandına yetmiyorsa, birkaç ay daha biriktirip bandı atlamak size faizden çok daha fazlasını kazandırabilir. Geliriniz düzensizse ya da iş güvenceniz belirsizse, sabit taksit yükü altına girmek piyasa ne yaparsa yapsın doğru olmaz. Bakmakta olduğunuz bölgede arz yoğunsa ve emsaller uzun süre satılmadan duruyorsa, acele etmenin karşılığı yoktur.
Karar vermeden önce bakılacaklar
Bir alıcıya oturup şu sırayı takip etmesini söylüyorum.
- Peşinatının hangi kredi bandına düştüğünü hesapla. Bandı bilmeden ilan gezmek zaman kaybı. Bant sınırını birkaç yüz bin lirayla aşıyorsan, biraz bekleyip bandı içeriden yakalamak ciddi fark yaratıyor.
- Enerji kimlik belgesinin sınıfını sor. Aynı fiyatta iki daireden enerji sınıfı yüksek olan sana daha fazla kredi imkânı veriyor. Bu bir konfor detayı değil, peşinat kalemi.
- Taksidi tek başına değil, toplam aylık yükle karşılaştır. Aidat, emlak vergisi, sigortalar ve bakım payı taksidin yanına yazılmadan yapılan karşılaştırma yanıltır.
- Emsali ilçe ortalamasından değil, aynı yaş bandından seç. İki komşu sokak arasındaki fark, çoğu zaman iki ilçe arasındaki farktan büyük.
- İlanın ne zamandır satışta olduğunu ilan tarihine bakarak anlamaya çalışma. İlan tarihi yenilenebiliyor. Aynı ilanı kaç haftadır gördüğünü not etmek daha güvenilir bir gösterge.
- Tapu ve iskan durumunu teklif vermeden önce kontrol et. Yapı kullanma izni olmayan bir konutta kredi süreci de, sonraki satış da zorlaşıyor.
- Kira getirisini gerçek kira üzerinden hesapla. Endeks yön gösterir, karar o evin gerçek kirasıyla verilir. Aynı binadaki güncel kira sözleşmelerine bak.
- Ne kadar süre oturacağını ya da tutacağını baştan söyle. Ufku iki yıl olan biriyle ufku on yıl olan biri için aynı ev farklı kararlar gerektirir.
Son olarak tekrar söyleyeyim: burada yazdıklarım genel bilgi ve karar çerçevesi. Sizin somut durumunuzda doğru cevabın ne olduğunu, gelirinizi, peşinatınızı ve ufkunuzu bilmeden söyleyemem. Bakmayı düşündüğünüz bir ev varsa, rakamları vaatlerle değil emsallerle konuşmak isterseniz bana yazın. Anlaşmanın lehinize olan tarafını da aleyhinize olan tarafını da söylerim.
Sık sorulan sorular
2026'da ev almak mantıklı mı?
Konut fiyatları düşüyor mu yükseliyor mu?
Fiyatların daha da düşmesini beklemek mantıklı mı?
Konut kredisinde peşinat oranını ne belirliyor?
Kira mı ödemek daha mantıklı, taksit mi?
Yabancı alıcılar konut fiyatlarını yükseltiyor mu?
Konut satış rakamları: TÜİK, Konut ve İş Yeri Satış İstatistikleri, Ağustos 2026, yayım 17 Eylül 2026, Sayı 58346.
Yabancıya satış serisi: aynı bülten ile TÜİK Temmuz 2026 ve Haziran 2026 bültenleri karşılaştırılarak doğrulandı.
Konut Fiyat Endeksi ve Yeni Kiracı Kira Endeksi: TCMB, Ağustos 2026 bülteni, 2023=100.
Yıllık enflasyon yüzde 31,51: TÜİK, Ağustos 2026 Tüketici Fiyat Endeksi.
Kredi değer oranı tablosu: BDDK Kurul Kararı, Karar Sayısı 11364, Karar Tarihi 29.01.2026. Dayanak: Bankaların Kredi İşlemlerine İlişkin Yönetmelik m.12/4.
Konut kredisi faiz bandı: karşılaştırma platformlarındaki banka kampanya oranları, 16 Eylül 2026. Oranlar haftalık değişmektedir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir. Somut bir alım kararı öncesinde mali müşavirinize danışmanızı öneririm.